İlk makale çalışmamı, çok saygı duyduğumuz bir hocamız ve bir doktora öğrencisi arkadaşımla birlikte, yazmıştık. Hocamız, çalışmamıza çok emek harcamıştı ve biz makalemizin özeti ile bir kongreye başvurmuştuk. Kendi adıma şunu söyleyebilirim; makalenin reddedileceğine dair tek bir an bile bir şüphe etmedim. Ama olmadı 🙂 Adı bende saklı Kongre, bizim makalemizi reddetti. İlk düşündüğüm şey,…
Yenilenen Hikaye
Hiç istemediği halde, hayattan keyif almaya başlamıştı, ayaklarının üşümesinden, yalnızlıktan, olacakları görememekten yakınmıyordu. İnsana dair, kendisinden başka, hiçbir şey yoktu etrafında, aranmıyordu. Sadece tek bir söz bekliyordu da sanki, onu duyunca dünya değişmişti. Suya bata çıka nefes almaya çalışarak geçen uzun yılların ardından, bir sahil kenarındaydı, ayaklarının altında, dalgaların biraz önce sıyırdığı, nemli kum taneleri……
Zamansız Hikaye
Sabah olmuş, uyanmış.. Her zamanki gibi ayakları şiş, beli tutuk yorgun kalkmış yatağından. Uzun zaman uyumuş sanki, sanki uyku onu daha da yıpratmış. Buruşmuş ellerini, sarkmış yanaklarını, çatallaşmış sesini kazımış sanki uyku kadının hayatına. Belki hiç uyumasa, hiç bir zaman da yaşlanmayacakmış, bir başarabilse uykusuz kalabilmeyi, hiç ölmeyecekmiş. Bu mışlı zamanların içinden bir gün, odanın…
Brodmann Sahaları
BİLİMDEN YANAYIM ama bir de bu açıdan bakmak lazım ; Bilimle alakalı herşey ; yalan yanlış yorumlar dahil, baş tacı benim için. Çünkü insanların bu konuda dikkat kesilmelerini faydalı buluyorum kardeşim. Hele ki günümüzde kıyafet-makyaj-araba vs. konularıyla kendini kaybetmiş onca kayıp insanın içinde hakkaten yanlış da olsa bilimle alakalı konuşanları mumla arıyorum. Ben de bu…
Denetim Odağı
“Denetim odağı, bireylerin yaşadıklarının ortaya çıkış nedenleri konusunda sorumluluğu kime ve neye yüklediği ile ilgili bir kavramdır. ” demişler. Bu yaklaşım, yaşadıklarını ne kadar kontrol edebildiğini düşündüğünü de gösteriyor aslında. Bu yaklaşım; kişinin bakış açısını 2’ye bölmüş, ancak bir kişinin bir uçta olması pek mümkün değil, ama birinden birine daha yakınsa, kişi o yaklaşımla anılıyor….
1 Dolarlık Yalan Deneyi
Bilişsel Çelişki (cognitive dissonance) felsefesini şu cümleyle özetleyelim “insanlardan yalan soylenmesi istendiginde ve kendilerini hakli cikaracak bir neden verilmediginde, soyleyecekleri yalanin dogru olduguna kendilerini inandirirlar” ve bu şaşkınlıkla Leon Festinger’in bizzat gözlemlediği önemli bir olaya gelelim. Yaşanmış bir olaydan örnek verdi Mert hoca; 1950’li yıllarda Mrs Marian Keech adında bir kadının dini bir tarikat kurması…
Sabahattin Ali Şiiri
Sabahattin Ali (1907-1948) (Ey hayaller, vurmayın kalbimin sert taşına/Bütün bir hayat bile değmez bir gözyaşına) 25 Şubat 1907de doğmuştur Sabahattin Ali. 14 yaşında Edremitte ortaokulu (Edremit İptidai Mektebi) bitirdikten sonra bir sene boyunca okula gitmemiş; 1922 yılının Aralık ayında 26 okul numarasıyla Balıkesir Öğretmen Okuluna girmiştir. Öğrenim hayatını başarıyla sürdürmüştür ve daha lise 2. sınıfta…
1679’dan 1933’e
Bu yazının esas amacı, kuantum fiziğinin gelişimini anlayabilmek için, tarihsel bir sıralama oluşturmaktır. Birbiriyle alakasız gibi görünen bazı gelişmelere, mesela ilk fotoğrafı çekebilmek için yapılan çalışmalar, termodinamik alanındaki gelişmeler, ışık ile ilgili araştırmalar vd, birbirlerini etkiledikleri için, bu sıralamada yer verdim. Zaman olarak ise, yapabildiğimce geriye gitmeye çalıştım, bu sebeple 1665 yılından başlayacağız. Tarihsel sıralamaya…
Bağımlılık Yapan Maddeler
Bu yazıda geçen sınıflandırma; KOM(Kaçakcılık ve Organize Suçlarla Mücadele) resmi sitesinden alınmıştır, maddelerle ilgili diğer yorumlar ise farklı sitelerdeki bireysel kullanıcı veya konuyla ilgili bilgi sahibi hekim yorumlarıdır. Sonradan fark ettim ki sınıflandırmada bazı farklılıklar var, örneğin Afyon ve türevleri olarak sınıflandırılmış başlıktaki Metadon, sentetikmiş, o zaman Sentetikler grubunda sınıflandırılmalıdır herhalde. Bir bildikleri vardır muhakkak…
Kitapta Aşk
Aşağıdaki bilgilerin tamamı alıntıdır, oldukları gibi yazıyorum: Aşkın bilinçaltı yönlerinden söz eden yazarlar vardır. Nitekim Lemaire’e (1998) göre, aşkta, iki kişinin ortak bir problemleri olduğunu ve birlikte başa çıkabileceklerini, diğerinin onunla bir bütün oluşturarak onun iç çatışmalarını hafifleteceğini belirsizce algılaması konusudur. Tarafların ilişkilerinin önünde birtakım engeller algılanması (früstrasyonlar, zorluklar, ana babanın karşı oluşu ve ilişkinin…
Man From The Earth (Dünyalı)
ÖNSÖZ: Filmi henüz izlemeyenlere duyurulur: Bu yazıyı okumanız, filmde olacaklarla ilgili ipucu verebilir. Film neredeyse başından sonuna kadar tek bir odada geçiyor. Bu odada farklı alanlarda uzmanlaşmış bilim adamları var, bir de Dünyalı bir adam. Daha çok Hristiyan’ları ilgilendiren bir film gibi dursa da, filmde bizim akıllarımıza ekmek istedikleri bir şüphe tohumu var, bu peygamberlerin…
Çekicilik
İnsan ne zaman çekici olur ? Şık bir elbise giyinmiş bi kadın, salına salına yürürken çekici midir? Fiyakalı bir gömlek giyinmiş, kendinden emin tavırlarla yürüyen bir erkek çekici midir? Bir liseli kız, çapkın bir erkek çekici midir? Toplum geneli için düşünürsek, bu sorulara verilecek cevap evettir. Geçenlerde, Çok Güzel Hareketler Bunlar programının bilmem kaçıncı tekrarında,…
Helal Olsun
Duman – Helal OlsunGeceler zehir, geceler karaUçasım gelir kanadım yaraYaralar derin seneler kadarAçılın geriGeceler benim geceler banaUnutun beni …Sabah olmuş gün doğmuşHer yerimde karlarDoymadım, dönülmüş deliyeHelal olsun, aşkolsunGözlerimde yaşlarDurmadım dönülmez geriye……………….Bu sözlerin üzerine bişeyler yazmak çok zor, ancak beni esas düşündüren, bu adamalrın şarkılarının özellikle genç nesil tarafından (lise+üniversite) dinlendiğidir. Geleceklerini öngören ergenler…Bebekken ne tatlıydık,…
Hastanede Bahar Havası
O korkunç müziklerle adını vermek istmediğim bir devlet hastanesinde karşılaştım. Asansörde, koridorda, olur olmadık yerlerde çalıyorlar, orada burada hoperlörler var. Afrikadan gelen esintiler, ilginç üflemeli çalgılar, aksak bir ritm..Yani hastane ortamı zaten geriyor insanı, yapısında bu var, bir de üzerine afrika esintileri gelince manyakça bir karışım oluyor, sanki mavinin üzerine pembe bir kimyasal ekliyorlar da, beynimde…
Düşünen Adam Heykeli
Bu heryerde resmini gördüğümüz heykelin neden bu kadar tanındığını araştırayım dedim canımın içi. Bu heykeli, zamanında Paris’teki sanat okullarına kabul edilmeyen heykeltraş Auguste Rodin yapmış. 1840 – 1917 yılları arasında yaşamış olan bu adam, bu hekeli, daha önceden yaptığı “Cehennemin Kapıları” (The Gates of Hell) adlı eserinde kullanmak için 1880 yılında tamamlamış. Düşünen adamın o…
KARDEŞİM BENİM !
Ah benim gözümün bebeği, can kardeşim benim… Bir türlü ‘didevla’nın dide’si olamadım uzun süre. Ne kadar hevesli olduğumu bilirsin en az benim kadar.. İstemeden çok beklettim seni ama nasıl hissettim biliyo musun? Bilmelisin kardeşim; Sanki soba yakmak gibi bi göreve iş bölümü yapmışız senle, güzelce başlamışız odunları taşımaya, benim kolum kırılmış bi sebeple sonra ve…
Tekno-insanın Olası Geleceği
Geleceğimizi nasıl isterdiniz? Fazla pişmiş? Susuz? Mekanik bir tatla? Elbette ki, gelecekle ilgili konuların temelinde; teknolojik yeniliklerin, internetin hayatımıza keskin bir giriş yapmış olması var. Bundan 14 sene (insanı depresyona sürükleyecek kadar yüksek bir rakam!) önceydi, çok kıymetli bir akrabamız, bize kullanmadıkları bir IBM bilgisayarı göndereceğini söylediğinde, kardeşimle salonun ortasında çığlıklar atarak, dailer çizerek ve…
Büyüdükçe
Dünya o, O büyüyor hergün canımın içi, Hem de yaşlanmıyor bir türlü, Benden de çok önce doğmuş Ne ağrısı var ne sızısı Peki ben? Bak ben hala büyümedim, Benim o kadar büyümeme de izin yok Nasıl başederim ben onunla? Ah bu benim canım… Bizler küçük kaldık sanki hayatta, o bir dev,…
İsveç – Vol 3
Canımın içi, sen bahsedince ben de fark ettim ki, İsveç yemeklerini hiç araştırmamışım. Ondan da bahsedeyim ve bugün İsveç’i kapatalım. (Bu yazı İsveç ile ilgili yazının üçüncü bölümüdür) Bazı sitelerde, kendilerine has yemeklerinin olduğundan bahsetmişler, sonra da git hotdog ye, pancake ye demişler. Bu bölümü atlıyorum elbette. Bazı ilginç yemeklerden örnek vereyim: Tuzlanmış Ringa Balığı…
“Yuh bana, deliremiyorum!”
” …. -Yok ya ben deli değilim, yanlış anlamayın, yazık ki deli değilim! -Hoppalaa -İnsanların saçmalıklarına tahammül etmek için delirmek istiyorum, deliremiyorum! -Delirme kardeşim, niye deliriyosun, otur buraya böyle! -Çarşıya, pazara çıkıyorum, fiyatlara bakıyorm, herşey ateş pahası. Dar gelirli bir vatandaş, bu fiyatlarla nasıl başa çıksın be? Delirmek işten değil, allahallaaa, deliremiyorum!? -Ya delirme kardeşim…