Küskünlük

Küstüm ben bu taşlara, bu binaya, bu pencerelere Özellikle de pencerelere, çok zor açılan, çok zor kapanan, Havayı esirgeyen o sert yüzlü pencerelere Sonra…. Yollara, girişlere, çıkışlara Hatta suçsuz bulduğum o güvenlik insanlarına bile Küstüm işte Bazı kırgınlıklar tamir olmuyor Ben de tamir edemiyorum bu yıkık dökük hayalleri Bir de içindeki insanlara küstüm Güvendiğimden küstüm…

Bisiklet

Bir rüya gördüm bugünÖğle vaktiydiSana kırgınlığımdan uyumuştum haniKaçar gibi o evden Bisikletim vardı lila renkliGerçekten de yok muydu aynı renkte bir bisikletim?Vardı var olmasına da oksitlenmişti onun demirleriSonra da atmıstık, hatırladımAma işte o bisiklet benimdi yineYaşım daha küçüktüBisiklet de boyuma uyup ufalmıştı Sol tarafım denizdi boydan boyaBostanlı’dan Çiğli’ye gider gibi uzuyordu solumdaBisimletim kısrak gibiydiInsanları geçiyordumAğaçları…

Güzel Olana – 2

Oturup konuşalım güzeli, Ve inandığımız güzelleri hayata geçirelim Belki kimsenin güzeline benzemez, Belki de kimisinin kötüsüne benzer Neyse sonucu güzel olanın, Onu görmek isterse kişi. Belki zulümdür, Herkesi güzel olana iten kanunlar kurallar bütünüdür, İtaat edilmeyi ister ve çirkinleri cezalandırır, Belki bir sistir, Kimin güzeli kime güzeldir, Herkes kendi güzeliyle yaşar, Ve her şey açıktır…

Güzel Olana – 1

Güzel Olana Eğer güzel olan bir şeye inanan varsa,Kalmışsa veya yeni doğmuşsa,Belki hiç kimseyle bunu konuşmamışsa,Belki de çok direnmiş ve onu bulmuşsa, O bir kişiyse yeryüzünde,Bu yazıyı okursa bir gün,Veya o birden fazlaysa,Kendini yeryüzünde tek kalmış gibi hissediyorsa,Belki de bu bir topluluk, küçük – büyük bir grupsa Bir şekilde bu veya bunlar varsa hayatta,Benim için…

Nefretle Başbaşa

Ağızlarından pis ve yaralayıcı bıçaklar çıkan Ve onları batırdığında gözü seyirmeyen Üzen, üzdüğünü düşünmeden, Nefret kusan insanlar… Bu nefret herhangi bir şeye, her hangi bir zamanda Ağızlardan dökülüverir Yerlerde kırılan cam olur, Genç bir delikanlının kırdığı kolu olur, Birisinin yumrukladığı kapı olur, Çirkinleşir yüzler, kapkara olur Masaya vurulan yumruklar olur Sevmek mümkün değildir böyle havada…

Ergenlik

Çocukluk masallarıyla büyütülüyoruz, rüyalarla, hayallerle, güllerle, güçlü kahramanlarla…Mitlerle geçiyor çocukluğumuz,Ya hayvanlar konuşuyor, ya insanlar uçuyorAma hep neşe ve keyif içinde,Uyuşturucunun, tacizin, tecavüzün, dolandırıcılığın olmadığı gül bahçeleri içindeHiç bir mit ölmüyor, hatta büyüyor, çoğalıyor,Şekil değiştiriyor belki, farklı oyuncaklar moda oluyor, ancak oyuncak silah “silah” olmaktan öteye geçemiyor. Ve daha sonra gözlerimizin açıldığı,Özgürlüğümüzü aradığımız o dönem geliyor.Bize…

Yüzyıllar

Garip bir hayat kurgumuz var, yüzyıllardır gelen insani düşlerle büyümüş Belki de o kadar az şey değişti ki, insan eli değerek başkalaşan nesneler dışında Hayata dair her his, ve insana dair her kuşku, sadece birikti ve toparlandı Şekil, ad, yer değiştirdi ve zamanla, kalıcı iletişim araçlarıyla, daha açık konuşulabildi Ve hepsi o. Evla

Ben ve Sen

Sokakta gördüğün o her yüz benim,Ve gazetelerde olacağım,Çığır açan hikayelerle,Suslarla, göz yaşlarıyla,Sokakta yürürken yerlerde aradığın o coşkuyu bulacaksın gözlerimde,Bana bakacaksın uyurken ve uyandığında,İçimi göreceksin, hep yanyana olacağız sankiÖfkelendiğimde ve acı çektiğimde,Sızlayacak kalbin benimle Ben sen olacağım halbuki,Hep orada yanıbaşında olacağım aslındaSen ölürken bir hastane yatağında,Sen can verirken bir bebeğeİçinde olacağım,Senin yaşadığın kadar yaşayacağım Ve sonra…

Karmaşa

Çok garip bir duygudur, aynı anda faklı hisler taşır insan, tam olarak ortaya koyamaz halini.. Kafası ve hayatı karışıktır, ne olduğu anlaşılmaz bir haldesindir Muhtemeldir ki, bir dönüşüm dönemindesindir, anlamak ve anlamamak arasında asılısındır Asıldığın yerde boğulmaktasındır, ama bu iş böyledir Kargaşa karmaşadır, acıtır, savurur insanı Ne kadar devam eder bilemezsin, bazılarına aylar, bazılarına günler…

Her Türlü Giysi

Bir insanın giyindiği koca ayakkabılar, puantiyeli şalvar, yuvarlak renkli burun ve etrafında gülüşen çocuklar Bir insanın giyindiği elbise ve başına taktığı taç, cüceler peşindedir veya kötü cadılar Bir insanın giyindiği cübbe, bazen yargılar, bazen uzmandır, tek bilendir, serttir ve soğuktur Bir insanın giyindiği şapka, ki bazen aşçı, bazen büyücüdür onu takan, bazen de şuh bir…

Sabahattin Ali Şiiri

Sabahattin Ali (1907-1948) (Ey hayaller, vurmayın kalbimin sert taşına/Bütün bir hayat bile değmez bir gözyaşına) 25 Şubat 1907’de doğmuştur Sabahattin Ali. 14 yaşında Edremit’te ortaokulu (Edremit İptidai Mektebi) bitirdikten sonra bir sene boyunca okula gitmemiş; 1922 yılının Aralık ayında “26” okul numarasıyla Balıkesir Öğretmen Okulu’na girmiştir. Öğrenim hayatını başarıyla sürdürmüştür ve daha lise 2. sınıfta…

Büyüdükçe

Dünya o, O büyüyor hergün canımın içi, Hem de yaşlanmıyor bir türlü, Benden de çok önce doğmuş Ne ağrısı var ne sızısı   Peki ben? Bak ben hala büyümedim, Benim o kadar büyümeme de izin yok Nasıl başederim ben onunla?   Ah bu benim canım…     Bizler küçük kaldık sanki hayatta, o bir dev,…