Gevrek-boyoz satan tekerlekli arabasını süren adama hatır soran, kapıları yüzünüze kapanmasın diye tutan tanımadığınız insanları olan, sevinçlerini gizlemeyen, selamlarını esirgemeyen, kar görünce çığlık çığlığa sokağa fırlayan, dükkan önüne-balkona-sokağa ahşap masa ve tabureleri atmış kahvaltı yapan insanların olduğu, huzurlu bir yer… Vapuru buram buram deniz kokan, kızılı gün batımı, gece mavisini bize bağışlayan, martılarıyla sabahın bir vakti…
Kategori: Genel
Bilime Acemi Dalışı
Bilim nedir? Din, tarih, coğrafya, matematik, psikoloji, müzik bir bilim midir? Bugün boyumdan büyük bir yazı yazmayı deneyeceğim, yapacağım hatalar için sizden peşin olarak özür dilerim, ancak ben taksitle anlıyorum, bu sebeple en azından deneyeceğim. Kendimce bilimin ne olduğu ve hangi konuların bilimsel olduğuyla ilgili görüş beyan eder dururum. Düşündüm de, bilimin ne olduğunu bilsem,…
Yazış – Muhabiriniz an be an aktarıyor
-Arkadaşlar merhaba, ne yapıyorsuuz böyle? -… -Mimarlık bölümünden misiniz siz? -Evet. -Çok güzel olmuş, bu ne? -… -Dur bir de diğer arkadaşa bakalım. Sen ne yapıyorsun peki? -… -Arkadaşlar, ben de çok severim bu işi. İngilizcem de çok iyidir. 2 sene Çek cumhuriyetinde kaldım. -.. :)! (Konuşmanın bundan sonrasında, arkadaş ingilizceye geçiyor) -Benim ingilizcem çok…
Yapay Zeka – Model Oluşturma 1
–Bu yazı yapay zeka konusunun üçüncü yazısıdır– Model derken, çok zor bir şey değil bu, gözümüz korkmasın. Ayrıca, konuyu hiç bilmeyen arkadaşlarımı (ve açıkcası kendimi!) düşünerek detaylı yazdım:) Dolayısıyla, konuyu bilenler okursa, yazının bayıltıcı etkisine maruz kalabilirler. Şimdi, önce ortada bir sorun var, ben de bu sorunu çözmek için bir model oluşturacağım. Öncesinde gözlem yaptım,…
Ötanazi
Metallica – One Bu nasıl olabilir, ne oldu bana?Bir kaza… sonrabir çığlık attım, sanki her şey çığlık attı benimle birlikte…Hastanedeyim ben,beyaz önlüklü insanlardan anladım. Yarı baygın yarı ayık… Arada hemşireler geliyor, başımın yönünü değiştiriyorlar, artık bana ait olmayan kollarımı bacaklarımı ovalıyorlar,iğneler serumlar taşıyorlar.Kazadan sonra ne oldu?Soramıyorum ki, dilim tutulmuş, dilimi hissetmiyorum, sanki yok orada. Veya,…
1933’ten 2013’e
Yazının ilk bölümü için (1679’dan 1933’e) tıklayınız. Bundan sonrasında, 1933 ve 1945 aralığı tehlikeli yıllardır, Adolf Hitler ve İkinci Dünya Savaşı boy gösterir. Çalışmaların da yönü değişir, savaş odaklı bilim ile tanışır insanoğlu. YIL 1930: Paul Dirac tarafından “Kuantum Mekaniğinin Prensipleri” adlı bir çalışma yayınlanır. Aynı yıl “nötrino” nun adı duyulur, Carl David Anderson‘un çalışmaları sonucu,…
Öyle Bir Yazı
Öyle bir şey yazmak istiyorum ki, okuyanlar bir daha unutamasın, ancak tekrar tekrar okumak istesinler. Hem kurumuş boğazlarına su olsun, hem yatışan saçlarına fırtına. O kadar gerçekçi ve o kadar hayalperest olsun. Sonra beni ölümüne suçlayanlar kendisinden utansın, beni çocukça saf bulanlar da tiksinsin benden. Benim fazlaca akıllı olduğumu düşünenler gerizekalı olduğuma, aptal olduğumu düşünenler…
Yapay Zekanın Öğrenmesi
Yapay zekâya kabalık etmek istemem ama buna “makine öğrenmesi” diyoruz. Arthur Samuel, 1959 yılında makine öğrenmesini şu şekilde tanımlamış: Bilgisayara, tamamen programlanmadan öğrenme yetisini sağlayan çalışma alanıdır. (Field of study that gives computer the ability to learn without being explicitely programmed.) Simon, 1983′te şöyle tanımlamış: “Sistemlerin, aynı veya benzeri işler yaptıklarında, o işi veya işleri…
Yapay Zekaya Giriş
İnsan beynini taklit eden bir programlama yöntemidir. Aslında bu yüzden yapay beyin olarak adlandırmaları lazımdı bence, neyse boşu boşuna itiraz etmeyeyim. Her neyse, insan beyni; nöronlardan oluşur, bu nöronlar hücrelerdir aslında ancak biraz farklılaşmış haldedirler. Aksonu dendriti vardır, arada nörotransmitter maddesi vardır, elektirk akımıyla iletişim sağlarlar, birbirleri arasındaki bağlantılar zamanla artabilir, azalabilir. Nörolojk hastalıklar bu…
Matematik ve Sezgi
Bugün, öğretimi yapay zeka ile yapılabileceğiyle ilgili çalışmış bir doktora öğrencisinin tezinde (Aytürk Keleş, Atatürk Üniversitesi Fen Bilimleri enstittüsü, “Öğrenme-Öğretme Sürecinde Yapay Zeka ve Web Tabanlı Zeki Öğretm Sistemi Tasarımı Ve Matematik Öğretiminde Bir Uygulama, 2007)bir bölüm gördüm, paylaşayım dedim: “…. Bu yapıların (matematikle ilgili teoremlerden bahsediyor) ve ilişkilerin oluşturulup geliştirilmesi sezgiyi gerektirir. Sezgi: hayal…
Berlin Duvarı
Bu duvar, tarih içinde çok başka anlamlar kazanmış, Türkiye’de olsa çoktan yıkılmıştı veya adı “sevgi duvarı” olarak değiştirilmişti 🙂 Ama bakın almanlar ne yapmış! İkinci Dünya Savaşı’nda yenik düşen Almanya’ya yerleşen Rusların etkisiyle, 13 Ağustos 1961 yılında inşa edilmeye başlanmış, amaç; Berlin’in doğusunu ayrı bir dünya gibi, batı Berlin’den ve Almanya’nın kalanından ayırmakmış. Almanya…
Kıyaslama
Cetvel, tartı, bütün ölçü birimleri, dedikodular, pencere gülü teyzeler… Kendimizi; boyumuzu, kilomuzu, huyumuzu, düşünce yapımızı, tepkilerimizi açıklarken sadece kendi değerlerimizi kullansaydık ne olurdu? O zaman, toplumun kalanına kıyasla şişman olarak değerlendirilen birisi, belki de kendisini “tığ gibi zayıf ” olarak tanımlardı. Bu durum da toplumun genelinde “zayıf” olarak değerlendirilen kişileri sinirlendirirdi, “sen zayıfsan ben neyim?!”…
Sır Saklamak
Didemciğim, aklıma daha önce konuşmadığımız bir konu takıldı, bu konuda farklı düşündüğümüzü biliyorum, dolayısıyla zevkli bir tartışma olacak bence. Hem ben de bir umut kendimi aklamış olurum :)) Açık oturumun açılış sorusu şu, İnsan neden sır saklar? O bilgiyi başkasının bilmemesini istediği için. Başka bir seçenek olabilir mi? Belki ek seçenekler vardır ama temel sebep…
Michelangelo
Tam adı Michelangelo di Lodovico Buonarroti Simoni olan kişidir. Ressam, heykeltıraş, şair ve mimardır (mühendis olduğunu da söylüyorlar) kendisi . İtalya’da Rönesans döneminde yaşamıştır. Yine aynı dönemlerde yaşamış Leonardo Da Vinci ise, bu özelliklerin yanı sıra: matematikçi, anatomist, botanikçi olarak da anılmaktadır, bu yüzden mesleki çeşitlilik sizi şaşırtmasın. Michelangelo, 6 Mart 1475 yılında doğmuş, 6…
Unutmadım Sizi Sorular!
İLKOKUL BİR: Neden herkes burada toplanıyor? Neden hepimz oturmak zorundayız, ayağa kalkamıyoruz?Annem neden kapıda bekliyor? Neden bazıları ağlıyor, ben de ağlamalı mıyım, ama annem ağlama dedi? Önümdeki çocuk neden bana sorular sorup duruyor? Bu kalöriferden neden ses geliyor? Ne zaman eve gideceğim? İLKOKUL DÖRT: Matematiği neden yapamıyorum? Ben aptal mıyım? Neden eteğim kısaldı? Okul eteğinin…
Rutin
Tekrar eden davranışlar, nedeni tam olarak bilinmeyen kurallar, ritüeller … Her sabah yatak toplamak, her akşam yemek yapmak, her yemekten sonra bulaşıkları yıkamak… Hep aynı kağıdı imzalamak, hep aynı dosyaya bir şeyler tıkmak, hep aynı tip raporu sunmak… A bu arada, sürekli derslere girmek, her gün spor yapmak, bir müziği icra etmek gibi yaratıcılık, değişiklik…
Yavuz Çetin
25 Eylül 1970 yılında, Samsun’da doğdu. 10 yaşında cura, sonrasında bağlama ve gitar öğrendi. 1985′te, akustik gitar ile tanıştı ve Gitar dersini Hasan Cihat Örter’den almıştır ki, bu adam gitarla klasik türk müziği, arabesk, rock, pop çalabilen bir insandır. Gitar dışında da; piyano, keman, ud, cura çalmaktadır. Amerika’da, albümleri 30 ülkede satan ilk Türk olarak…
İklimler…
Canımın içi, bu yazımda iklimler ve iklim olaylarıyla ilgili bazı terimlerin açıklamasını bulucaksın.. Yazının içinde; cemreler, iklim çeşitleri , nevruz , hıdırellez ve bu incelemelerim sırasında karşıma çıkıp bende merak uyandıran diğer konular var, mesela ergenekon efsanesi, demirci Kawa efsanesi, 40 sabır günü, din alimlerin hataları, hatta doğanın bozulan dengesi ile ilgili fikirlerim bile dahil…..
Barbie’ye olanlar oldu!
Didemciğim, bizim küçükken pikniğe götürdüğümüz, havuzda yüzdürdüğümüz, erkeklerin oyuncak arabalarında şehir turu attırdığımız o barbie’ler var ya, mükemmelliği temsil ettiği için üzerine pek çok ilginç çalışma (!) yapılmış: Örneğin yaşlı Barbie: Koca dayağı yemiş Barbie: (Gülümser ifadesi yüzünden silinmemiş) Cadı Barbie ; Hatta Barbie bir suçlu, tacizden hapse giriyor; Barbie tombullaşmış: Barbie alkolün pençesinde: Barbie…
Konstantin Simonov’dan “BEKLE BENİ”
Evla’cığım; Konumuz Konstantin Simonov , sevdiği kadın Valentina Serova’ya 2. Dünya Savaşı yıllarında yazmış olduğu “Bekle Beni” şiiri ve şiirin öyküsüdür. Öncelikle Simonov’u tanıtmak isterim; Konstantin Mikhailovic Simonov 1915 yılında Petersburg’da doğmuş ve 1979 yılında ölmüştür. Roman şiir ve gazete yazarı olan Simonov pek çok eser bırakmış ve Lenin edebiyat ödülüne layık görülmüştür. Simonov “Kızıl…